HANNOVER – Türkiye ile Almanya arasında 1961 yılında imzalanan İşgücü Anlaşması’nın 65. yılı kapsamında Hannover’de Türk-Alman Dostluk Konseri düzenlendi. Alman Atlantik Topluluğu Bölge Başkanı Alptekin Kırcı ile Aşağı Saksonya Türk Veli Dernekleri Federasyonu’nun (FöTEV Nds.) katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlikte, iki ülke arasındaki dostluk, kültürel etkileşim ve birlikte yaşamın önemi vurgulandı.
Etkinliğe Türkiye’nin Hannover Başkonsolosu Yusuf Arıkan, Hannover Büyükşehir Belediye Başkanı Belit Onay ve FöTEV Nds. Başkanı Seyhan Öztürk katılarak konuşma yaptı. Program, Anatolian Goes Jazz grubunun solisti Ayda Kırcı’nın Anadolu türkülerini caz müziğiyle harmanladığı performansla sona erdi.
Başkonsolos Arıkan: Çifte vatandaşlık önemli bir adım
Türkiye’nin Hannover Başkonsolosu Yusuf Arıkan, konuşmasında organizasyonda emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür ederek konserin Türk-Alman dostluğunun somut bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Alman ve Türk sanatçıların aynı etkinlikte bir araya gelmesinin önemine değinen Arıkan, insanların doğdukları ve büyüdükleri kültürlerden etkilendiğini belirtti.
Arıkan, 2024 yılında yürürlüğe giren Çifte Vatandaşlık Yasası’na da dikkat çekerek, düzenlemenin Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli insanların kendilerini yaşadıkları topluma daha fazla ait hissetmelerine katkı sağlayan önemli bir adım olduğunu dile getirdi.
Belit Onay: Hannover çok kültürlü bir kent
Hannover Büyükşehir Belediye Başkanı Belit Onay, Almanya’ya başlangıçta kısa süreli çalışmak amacıyla gelen ilk kuşağın zaman içinde bu ülkede kalıcı yaşamlar kurduğunu belirtti. İlk kuşağın çocuklarının ve torunlarının bugün hayatın farklı alanlarında önemli başarılara imza atmasının sevindirici olduğunu ifade etti.
Hannover’in çok kültürlü ve çok dilli yapısına vurgu yapan Onay, kendi kuşağının kentte kendisini yabancı hissetmediğini söyledi. Ancak bunun ayrımcılığın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirten Onay, bazı insanların hâlâ ayrımcı tutumlar sergilediğine dikkat çekti.
Çeşitliliğin bir zayıflık değil, toplumsal yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Onay, farklı kültürlerin bir arada yaşamasının önemine işaret etti.
Seyhan Öztürk: İlk kuşağın katkıları unutulmamalı
Aşağı Saksonya Türk Veli Dernekleri Federasyonu Başkanı Seyhan Öztürk de konuşmasında Almanya’ya gelen ilk kuşağın ağır çalışma koşullarına rağmen hem Almanya’ya hem de Türkiye’ye önemli katkılarda bulunduğunu söyledi.
Geçmişten bugüne pek çok zorluğun aşıldığını ancak ayrımcılığın hâlâ devam etmesinin endişe verici olduğunu belirten Öztürk, göçmen ailelerin çocuklarının ve torunlarının eğitim, bilim, kültür ve spor başta olmak üzere birçok alanda önemli başarılara ulaştığını ifade etti.
Anadolu türküleri caz müziğiyle buluştu
Konuşmaların ardından etkinlik, müzik programıyla devam etti. Anatolian Goes Jazz grubunun solisti Ayda Kırcı, Anadolu’nun farklı yörelerinden türküleri caz müziğinin ritimleri ve özgün yorumuyla seslendirdi.
Geleneksel Anadolu ezgilerinin caz müziğiyle harmanlandığı performans, geceye farklı bir kültürel atmosfer kazandırdı. Türk ve Alman kültürleri arasında müzik aracılığıyla kurulan bağ, 65 yıllık göç geçmişinin yalnızca ekonomik ve toplumsal değil, aynı zamanda kültürel bir ortaklık oluşturduğunu da ortaya koydu.
(FOTO: Yury Petrovic)



