BERLİN – SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, 1 Temmuz İslamofobiyle Mücadele ve Müslüman Nefreti Karşıtı Günü kapsamında yaptığı açıklamada, Avrupa’da ve dünyanın birçok bölgesinde Müslümanlara yönelik nefret söylemi, ayrımcılık ve ötekileştirici yaklaşımların giderek arttığına dikkat çekti.

İslamofobiyle mücadelenin günümüzde demokratik hukuk devletini ve insan onurunu koruma mücadelesi anlamına geldiğini vurgulayan Karaahmetoğlu, din ve inanç özgürlüğünün demokratik toplumların vazgeçilmez temel değerlerinden biri olduğunu ifade etti.

Karaahmetoğlu açıklamasında, “İslamofobi yalnızca Müslümanları hedef alan bir önyargı değildir. Aynı zamanda hukukun üstünlüğüne, eşit yurttaşlık ilkesine ve demokratik toplum düzenine yönelmiş bir tehdittir. Bir insanın inancı nedeniyle ayrımcılığa uğraması, dışlanması ya da nefret suçlarının hedefi hâline gelmesi hiçbir koşulda kabul edilemez” dedi.

“SUÇ BİREYSELDİR, DİNLERLE ÖZDEŞLEŞTİRİLEMEZ”

Açıklamasında medyanın toplumsal algının oluşmasındaki rolüne de değinen Karaahmetoğlu, özellikle suç haberlerinde kullanılan dilin büyük önem taşıdığını belirtti.

Almanya'da Kanlı Saldırı: 5 Kişi Hayatını Kaybetti
Almanya'da Kanlı Saldırı: 5 Kişi Hayatını Kaybetti
İçeriği Görüntüle

Bazı haberlerde Müslümanların dini kimliklerinin özellikle vurgulandığını, buna karşılık farklı inançlara mensup kişilerin dini aidiyetlerine yer verilmediğini ifade eden Karaahmetoğlu, bunun İslamofobik önyargıları beslediğini söyledi.

“Suç bireyseldir; hiçbir din veya inanç, bir kişinin işlediği suçla özdeşleştirilemez” diyen Karaahmetoğlu, bireysel suçların milyonlarca insanın inancıyla ilişkilendirilmesinin toplumsal ayrışmayı derinleştirdiğini kaydetti.

“DEMOKRASİLER FARKLILIKLARLA GÜÇLENİR”

Müslümanlara yönelik ayrımcılığa sessiz kalınmasının gelecekte başka toplumsal kesimlerin de hedef alınmasının önünü açabileceğini belirten Karaahmetoğlu, tüm demokratik kurumları ve toplumun her kesimini ortak sorumluluk almaya çağırdı.

Karaahmetoğlu, “Demokrasiler, azınlıkların ve farklı inanç gruplarının kendilerini güvende hissettikleri ölçüde güçlüdür. İslamofobiyle mücadele yalnızca Müslümanların değil; hukuka, demokrasiye ve insan haklarına inanan herkesin ortak görevidir” ifadelerini kullandı.

“NEFRET DEĞİL DAYANIŞMA”

Açıklamasının sonunda farklı inançların, kültürlerin ve kimliklerin eşit haklarla bir arada yaşayabildiği bir toplumun ortak hedef olması gerektiğini vurgulayan Karaahmetoğlu, “Nefret yerine dayanışmayı, önyargı yerine diyaloğu ve ayrımcılık yerine eşitliği savunmaya devam edeceğim. İslamofobiye ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

Federal Milletvekili Karaahmetoğlu, toplumun tüm kesimlerini eşitlik, insan onuru ve birlikte yaşama kültürünü savunmak için ortak ses vermeye davet etti.